Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin yeni kıtalararası balistik roket sistemi Sarmat’ı başarıyla kontrol ettiğini deklare etti. Putin, bu füzenin 35 bin kilometreye kadar menzile haiz bulunduğunu ve ABD’nin roket müdafa sistemlerini Cenup Kutbu üstünden alışılmadık uçuş rotalarıyla aşabileceğini iddia etti. Rusya’nın stratejik nükleer kuvvetleri tarafınca meydana getirilen açıklamalarda, Sarmat’ın son olarak mayıs ortasında tekrardan kontrol edilmiş olduğu ve bunun 2019’dan bu yana ilk başarıya ulaşmış kontrol olduğu açıklandı. Sarmat, Sovyet döneminden kalan ve 10’a kadar harp başlığı taşıyabilen SS-18/R-36M2 Voevoda füzesinin yerini alması planlanan yeni ağır derslik sıvı yakıtlı ICBM olarak geliştiriliyor. Putin ek olarak sistemin yıl sonuna kadar “harp görevine” hazır olacağını söylemiş oldu. Sadece uzmanlara gore bu açıklamalar, senelerdir devam eden gecikmelerle dolu bir programın kesinleşmiş başarısından ziyade siyasal bir ileti niteliği taşıyor.
Putin’in açıklamalarına gore roket, ABD’ye Şimal Kutbu yerine cenup rotasını kullanarak ulaşabiliyor.
ON YILI AŞTI
Müdafa sanayii kaynaklarına gore Sarmat füzesinin geliştirilme süreci 2011 yılına kadar uzanıyor. Başlangıçta füzenin 2020’ye kadar konuşlandırılması hedeflenmişti, sadece bu takvim hiçbir süre tutturulamadı. Programın Makeyev Tasarım Bürosu’na verilmesi baştan itibaren münakaşa yarattı. Zira bu kurum daha ilkin kara konuşlu değil, denizaltıdan fırlatılan balistik füzeler üstüne uzmanlaşmıştı. Ek olarak Sovyet döneminde bu büyüklükte bir kara füzesi tasarlama deneyimine haiz değildi. Geliştirme süreci süresince oldukca sayıda teknik aksaklık yaşandı. 2017 ve 2018 yıllarında bazı testlerde ilerleme sağlansa da ilk uçuş testi sadece 2022’de gerçekleştirilebildi. Bu tarih, planlanan takvimin minimum iki yıl gerisindeydi. Programın gidişatının kötüleştiği dönemlerde üretim tesislerinde yangın çıkmış olduğu ve Müdafa Bakanı’nın haftalık rapor talep etmiş olduğu benzer biçimde ciddi problemler yaşandığı da rapor edildi.
BAŞARISIZ TESTLER
2023 senesinde meydana getirilen ikinci uçuş testi başarısız olurken, 2024’teki üçüncü kontrol oldukca daha ciddi bir arızayla sonuçlandı. Roket fırlatıldıktan sonrasında motor ateşlenemedi ve geri düşerek patladı. Patlama, Plesetsk askeri uzay üssünde ciddi hasara yol açtı ve büyük bir krater oluşmasına niçin oldu. Bu durum, sistemin teknik güvenilirliği mevzusunda yeni sual işaretleri yarattı. Değerlendirmelere gore bu tür bir arıza, Sovyet dönemindeki bazı eski R-36M2 kontrol başarısızlıklarıyla bile benzerlik gösteriyor.
NEDEN DEVAM EDİYOR?
Analize gore Sarmat programının tüm sorunlara karşın sürdürülmesinin üç temel sebebi bulunuyor. Bunlar kurumsal rekabet ve iki stratejik askeri gerekçe olarak gösteriliyor. Rus müdafa sanayisi içinde değişik tasarım büroları içinde yoğun bir rekabet bulunuyor. Sıvı yakıtlı ve katı yakıtlı roket sistemleri üreten kurumlar, hem bütçe hem de stratejik öncelik için yarışıyor. Makeyev Bürosu ile NPOmash ve Moskova Termal Teknoloji Enstitüsü arasındaki çekişme, programın yönünü belirleyen mühim unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu kurumlar içinde hem teknik hem de politik düzeyde ciddi bir rekabet yaşanıyor.
Uzmanlara gore Sarmat, teknolojik bir devrimden oldukca Sovyet dönemine ilişik stratejilerin çağdaş bir tekrardan yorumu durumunda.
ABD’YE KARŞI STRATEJİ
Sarmat’ın yalnızca teknik bir tabanca değil, bununla birlikte stratejik bir karşı hamle olduğu belirtiliyor. Bilhassa ABD’nin giderek gelişen roket müdafa sistemlerini aşmak için tasarlandığı ifade ediliyor. ABD’nin Alaska ve Kaliforniya’daki GMD (Ground-Based Midcourse Defense) sistemi, son yıllarda genişletilerek daha kuvvetli hale getirildi. Yeni nesil önleyici sistemlerin devreye girmesiyle bu müdafa ağının daha da gelişeceği öngörülüyor. Sarmat’ın oldukca sayıda nükleer başlık taşıma kapasitesi yardımıyla müdafa sistemlerinde “aşırı yükleme” tesiri yaratabileceği belirtiliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
