Antik Yunan filozofları için tabiat yalnızca çevreyi oluşturan unsurlar değil, hem de insanoğlunun kendisini ve evreni anlamasının da temeliydi. Miletli Thales, Anaksimandros ve Efesli Herakleitos benzer biçimde Sokrates öncesi düşünürler tabiatın yasalarını anlamaya çalışırken, Kinik filozoflar ise insanoğlunun suni toplumsal kurallardan uzaklaşıp daha mütevazi ve organik bir yaşam sürmesi icap ettiğini savunuyordu. Yunan felsefeci, Profesör Dimitris Liantinis de çağdaş çağda benzer soruların ve benzer bir yaşam tarzının peşine düştü. Eğitimden ölüme, insanoğlunun anlam arayışından tabiatın düzenine kadar uzanan düşünceleri sebebiyle birçok şahıs tarafınca “çağdaş zamanların antik filozofu” olarak tanımlandı. Sadece onu dünya genelinde tanınır hale getiren yalnızca fikirleri değil, hem de ölümünün ardındaki gizem oldu.
Atina Üniversitesi profesörü Dimitris Liantinis, yaşamı süresince Antik Yunan düşüncesini çağdaş son zamanların sorunlarıyla buluşturmaya çalıştı.
ANTİK DÜŞÜNCENİN İZİNİ SÜRDÜ
1942 senesinde Yunanistan’ın Lakonya bölgesinde doğan Dimitris Liantinis, Atina Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldıktan sonrasında öğretmenlik ve akademisyenlik yapmış oldu. Ondan sonra Almanya’nın Münih kentinde emekler yürüttü ve tekrardan Yunanistan’a dönerek Atina Üniversitesi’nde eğitim felsefesi profesörü olarak vazife yapmış oldu. Dokuz kitap kaleme alan Liantinis, oldukca sayıda eseri de Yunancaya çevirdi. Bilhassa son büyük eseri olan “Gemma” ile tüm dünyada büyük dikkat çekti. Yaşamını Antik düşünceyi incelemeye ve tekrardan yorumlamaya adayan felsefeci, çağdaş Batı kültürünün birçok temel problemininin antik dünyanın unutulmasından kaynaklandığını savundu.
DOĞA FİLOZOFLARINA BENZETİLDİ
Liantinis’in düşüncelerinin merkezinde tabiat ve insan vardı. Ona bakılırsa insan, tabiatın haricinde değil onun ayrılmaz bir parçasıydı. Bu yönüyle birçok meslektaşı onu Sokrates öncesi tabiat filozoflarına benzetti. Liantinis, insan yaşamını tabiatın değişmez yasalarının bir parçası olarak değerlendirdi. Eğitimin temel amacının insanı doğadan koparmak değil, onun içindeki yerini anlamasını sağlamak bulunduğunu savundu. Düşünür hem de çağdaş tüketim kültürünü de eleştirdi. İnsanların giderek doğadan, şiirden ve gerçek düşünceden uzaklaştığını öne sürdü.
Liantinis’in kemikleri, kayboluşundan yedi yıl sonrasında Taygetos Dağı’ndaki bir mağarada bulunmuş oldu. Vaka halen Yunanistan’ın en sıradışı felsefi hikâyelerinden biri olarak görülüyor.
YAŞAM VE ÖLÜMÜN DÜŞÜNÜRÜ
Liantinis’in en oldukca üstünde durduğu konulardan biri ölümdü. Ona bakılırsa Antik Yunan düşüncesi ölüm gerçeğiyle yüzleşmeyi insan olmanın temel şartlarından biri olarak görüyordu. Homeros’tan Pindaros’a kadar uzanan metinleri inceleyen felsefeci, insanoğlunun faniliğini kabul etmesinin bilgelik için lüzumlu bulunduğunu savundu. Ölümün peşinden insanoğlunun geride bıraktığı eserler ve anılarla yaşamaya devam ettiğini ileri sürdü. Bu yüzden ölüm korkusunun değil, ölüm gerçeğinin insanı daha dürüst ve daha yürekli kılacağını söylemiş oldu. Liantinis, yaşam ve ölüm olgularının tarihini en geniş kapsamlı ele alan düşünürlerin başlangıcında geliyordu.
KEMİKLERİ 7 YIL SONRA BULUNDU
Liantinis, 27 Mayıs 1998’de üniversitede son dersini verdikten birkaç gün sonrasında ortadan kayboldu. 1 Haziran 1998 sabahı evinden ayrılan felsefeci tekrar geri dönmedi. Arkasında bıraktığı mektupta “Kendi irademle gidiyorum. Kuvvetli, ayakta ve gururlu şekilde kayboluyorum” ifadelerini kullandı. Seneler süresince kendisinden haber alınamadı. Sadece kuzenine bıraktığı yönerge doğrultusunda ailesi yedi yıl sonrasında Taygetos Dağı’nda işaret etmiş olduğu bölgeye ulaştı. Temmuz 2005’te bir mağarada bulunan insan kemiklerinin meydana getirilen incelemeler sonucunda Dimitris Liantinis’e ilişik olduğu doğrulandı. Ölüm sebebi kati olarak belirlenemedi. Bazı yorumcular Liantinis’in yaşamına kendi isteğiyle son verdiğini düşünürken, bazıları da bunu son büyük felsefi eylemi olarak değerlendiriyor. Bugün Liantinis, hem düşünceleri hem de gizemli ölümü sebebiyle uygar dönemde adı halen çoğunlukla anılan düşünürler içinde yer ediniyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
