1. Haberler
  2. Yerel
  3. İsrail’in şiddet doktrini, istisna değil ırkçılığın devamı

İsrail’in şiddet doktrini, istisna değil ırkçılığın devamı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinlilere yönelik ırkçı söylemleri, yerleşimci hareketlere verdiği açık destek ve Batı Şeria’daki sertlik vakalarını tahrik etmesi sebebiyle son yıllarda internasyonal kamuoyunun en oldukca tartıştığı siyasetçiler içinde içeriyor. Sadece tarihçiler ve insan hakları araştırmacılarına bakılırsa Ben-Gvir, istisnai bir figür değil. İsrail devletinin kurum sürecinde etkinlik gösteren silahlı örgütlerden başlayarak, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi, yerleşim politikaları ve sivillerin öldürülmesine uzanan tarihsel çizgi, ülkenin bugünkü siyasal yapısının oluşumunda belirleyici rol oynadı. Müessese sürecinde, silahlı terör örgütü lideri olan adlar sonradan Başbakanlık bile yaptılar.


İsrail’in iç siyaset ve askeri yapılanmadaki kurucu kadroları geçmişte Haganah, Palmach, Irgun (Etzel) ve Lehi şeklinde silahlı terör örgütlerinin liderliğini yaptılar.

İŞGALDEN DEVLET YARATMAK

1948’de İsrail devletinin kuruluşundan ilkin Filistin topraklarında etkinlik gösteren Yahudi silahlı örgütler içinde Haganah, Palmach, Irgun (Etzel) ve Lehi bulunuyor. Bu örgütlerin komutanları içinde eski Başbakanlar İzak Rabin, Ariel Şaron ve eski Genelkurmay Başkanı Moşe Dayan şeklinde oldukca sayıda üst düzey isim bulunuyor. Bu adlar Filistin ve Beyrut’da sivillere yönelik gerçekleştirdikleri katliamların da sorumluları arasındalar. İsmi geçen örgütlerden Haganah hemen sonra İsrail Müdafa Kuvvetleri’nin (IDF) temelini oluştururken, Irgun ve Lehi ise daha köktencilik yöntemleriyle tanındı. 1946 senesinde Kudüs’teki King David Oteli’nin bombalanması Irgun’un gerçekleştirdiği en malum eylemlerden biri olarak tarihe geçti. Teşkilat ek olarak 1948’de Deir Yasin köyünü basıp 140’a yakın Filistinli sivili katletmesiyle de bilinmekte. Arap nüfusa karşı silahlı terör eylemleri tatbik eden bir öteki teşkilat de Lehi.

KATLİAMCILAR BAŞBAKAN OLDU

Katliamcı Irgun’n lideri Menahem Begin 1977 senesinde Başbakan olurken 1978 senesinde Nobel Sulh Ödülü alması ise bugün bile kritik edilmeye devam ediyor. Lehi’nin lideri İzak Şamir de iki ayrı dönemde ülkede Başbakanlık görevinde bulunmuş oldu. İsrail’de geçmişinde ırkçılık, kırım ve sivil halklara yönelik nefret ve işkence şeklinde oldukca sayıda insanlık ve cenk suçuna haiz olan adların ülkede tepe noktalara gelmeleri ise bir çok tarihçi tarafınca “İsrail’in devlet pratiği sertlik üstüne kurulu” ifadesiyle yorumlanıyor.

BEN-GVİR’İN SİCİLİ KABARIK

Itamar Ben-Gvir, gençlik yıllarında Yahudi aşırılık yanlısı olan ve İsrail’de bile terör örgütü kabul edilip yasaklanan Kach hareketi içinde etkinlik göstermiş, 1994 senesinde 29 Filistinli sivili katleden terörist Baruh Goldstein’i siyasal referans olarak savunmuş bir isim olarak biliniyor. Benzer şekilde Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Batı Şeria’daki yerleşim hareketlerinin en kuvvetli siyasal temsilcileri içinde içeriyor. Yerleşimcilerin son dönemde silahlandırılmasını elde eden isim olarak da biliniyor. İsrail İnsan Hakları Merkezi B’Tselem, Human Rights Watch ve Amnesty International’ın raporlarına bakılırsa son yıllarda Batı Şeria’daki yerleşimci sertliği belirgin halde arttı. Birleşmiş Milletler raporlarına bakılırsa yerleşimci saldırıları yüzlerce Filistinli yerleşim birimini etkilerken, hükümet aynı dönemde yeni yerleşim projelerini onaylamaya da devam etti. Internasyonal raporlar bu işgal politikasının 1967 yılından bu yana kesintisiz devam ettiğini rakamlarla gözler önüne seriyor.

İsrail'in şiddet doktrini, istisna değil ırkçılığın devamı - Resim : 2
İsrail’in kurum sürecinde, silahlı terör örgütü lideri olan adlar sonradan Başbakanlık bile yaptılar. (Reuters)

YERLEŞİMCİLERİ SİLAHLANDIRIYORLAR

Irkçı provokasyonlarla tüm dünyanın tepkisini çeken iki Bakan, Ben-Gvir ve Smotrich, haiz oldukları oy havuzunun büyük bölümünü de ülkedeki yerleşimcilerden sağlıyorlar. İki ismin yükselişi ile yerleşimcilerin sayısının artışı içinde paralellik kuruluyor. Filistin köylerini basan, insanları ve hayvanları öldüren, yerleşimleri işgal eden ve ordunun bile politik gerekçelerden müdahale etmediği yerleşimciler ülkedeki en etkin ve organize siyasal hareketlerin başlangıcında geliyorlar. Yerleşimcilerin son dönemde Kudüs ve Tel-Aviv şeklinde kentlerin merkezlerine de gelmiş olarak yalnızca Filistinlilere değil hem de Hristiyanlara, kiliselere, yabancılara ve turistlere saldırdıkları görüntüler de küresel medyaya yansıyor. Birleşmiş Milletler ve Internasyonal Hakkaniyet Divanı kararları, 1967 savaşından sonrasında Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te süregelen yerleşimlerin yasa dışı bulunduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Birçok rapor ve analizde, sertlik sarmalı içindeki bu politik sistemin İsrail hemen hemen bir devlet olmadan zihinlerde kurulduğu vurgusu yapılıyor.

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

İsrail’in şiddet doktrini, istisna değil ırkçılığın devamı
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.