1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Umberto Eco ile anlatı ormanlarında bir gezinti

Umberto Eco ile anlatı ormanlarında bir gezinti

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Söz gelimi, yüzyıllar ilkin yazılan bir İlyada ve Odysseia, on dokuzuncu yüzyılın yarısında yazılan bir Moby Dick, yirminci yüzyılın başlarında yazılan bir Yitik Dönemin İzi’nde ve çağdaşı Ulysess benzer biçimde başyapıtları düşündüğümüzde, bu yapıtlar çağımızda dahi hâlen yeni yorumlamaları, düşlemleri ve okuma biçimlerini sonsuz bir döngü ile olanaklı kılıyor. Doğal bu durum, eserin meydana geldiği tarihin gerçekliğinden, şuur dünyasından ve yaşam biçimlerinin etkisinden ayrı tutulamaz.

İşte tam da bu şekilde bir döngüde edebiyatçı, sanat muzırı, semiyolog (göstergebilimci), felsefe ve Ortaçağ tarihçisi Umberto Eco; sanat yapıtı ile okur, seyirci, dinleyici arasındaki bu organik bağları çeşitli eserlerinde ve özelde Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti adlı eserinde mütalaa ediyor. Eco, anlatı ormanlarında yazar, metin ve okur arasındaki girift birlikteliğin teknik olanaklarını ve mümkünlüğüne neşter atar.

Eco’nun derdi, Barthesçi bir ifadeyle göstergebilimsel olarak metnin hem ifade hem de içerik açısından analizi, yazar ve okur içinde aracılık gören metnin bir tür fizik gerçekliği dikkatsizlik edip etmediği yada metnin okurda protest ve manipülatif bir duygu uyandırıp uyandırmadığı ve tekrardan yorumlamaya açık olup olmadığı metinlerarası (intertextuality) bir süreci ifade eder.

Bu metinlerarasılık ilişki, yapıtın kendi başına bir olgu olmayıp okur, yazar ve metin üçlüsü içinde tekrardan biçimlenen bir gerçeklik olarak değişik bir reprodüktif olarak ortaya çıkar. Söz gelimi Bahtin ve Julia Kristeva benzer biçimde bilhassa roman yapıtını merkeze alan kuramcılar, metnin tek yaratıcısının yazar olmadığını; metnin alt ve üst yapısında okurla içkin olan karmaşa, çoksesli, çokanlamlı bir tür olarak değerlendirmişlerdir. Mevzudan çok da fazla uzaklaşmadan Eco’ya dönelim. Şu sebeple Eco, metinler bir yana, daha oldukça yapıtların kültürel kodlanımlarıyla ilgilenir.

Umberto Eco, görsel sanatlar çağlarında bir sanat eserinin değişik yorumlanma biçimlerini çözümleme etmiş olduğu Açık Yapıt adlı eserinde bu durumu şu şekilde açıklar:

“‘Açık’ yapıt tanımı, yapıt ile yorumcu içinde yeni bir diyalektik ilişki ortaya koyarken oynadığı mühim role rağmen, terminolojik yanlış anlamalara niçin olmamak için öteki ihtimaller içinde ve alışılagelmiş anlamlarından ayrı tutulmalıdır. Bir sanat yapıtı, iletişimsel öğeleri herhangi bir muhatabın zihninde yapıtı tekrardan canlandırmasını sağlayacak halde bir araya getiren bir sanatçı tarafınca üretilmiş, emsalsiz bir nesnedir.” der.

Böylece Eco, sanat yapıtını ayrıksılıktan sıyırıp okurla, izleyenle bütünleşik hâle gelen bir fiil olarak yorumlar. Bunu da Belçikalı bestekâr Pousseur’un ifadesiyle şu şekilde açımlar:

“Açık yapıtın poetikası, yorumcuyu ‘bilgili özgürlük eylemleri’ yönünde yüreklendirir; onu yapıtın öngördüğü zorunluluklar tarafınca belirlenmemiş, kendi tarzını yarattığı bir sonsuz ilişkiler ağının tam ortasına yerleştirir.”

Eco, açık yapıtların dinamik ve tekrardan yorumlanmasına ilişkin durumunu üç başlıkta ele alır. Birincisi: “Açık yapıtlar hareket ettikleri seviyede, yapıtı sanatçıyla beraber yaratmaya devam eder.” İkincisi: “Yapıtın fizyolojik olarak tamamlanmamış olsalar bile gene de muhatabın (okurun) keşfetmesi ihtiyaç duyulan, devamlı olarak yeni içsel ilişkilerin doğmasına ‘açık’ yapıtlar vardır.” Üçüncü olarak da: “Her sanat yapıtı açık yada örtük bir halde uygun olarak yaratılmış olsa da temelde her biri başka bir bakış açısıyla, değişik bir zevkle, değişik bir kişisel icrayla yapıta tekrardan yaşam veren sonsuz değişik halde okunmaya açıktır.” diyerek esasen metin ile okur arasındaki birlikteliğin güzel duyu kurallarını ortaya koyar.

Bir örnek vermek gerekirse, Barok devrinin büyük sanatçısı P. Paul Rubens’in Leucippus’un Kızlarının Kaçırılışı tablosu, ona bakan her kişide değişik bir anlam ve yorum yaratacaktır. Keza büyük bestekâr Bach’ın bir Matthew Passion’u yada Rachmaninoff’un 27 numaralı Opus’u her dinleyicide ayrı yorum ve duyarlılık yaratacaktır.

Bu birazcık da Belçikalı sürrealist ressam Rene Magritte’nin uygar sanat yapıtının temsil ve gerçekliğinin anlamına/anlaşılmazlığına ilişkin İmgelerin İhaneti — Bu Bir Pipo Değildir (Ceci n’est pas une pipe) çizimini, Eco’cu bir anlamda temsil ve yorumun muğlak sınırlarını da çizer ve çağrıştırır. Böylece Eco, yaratıcı yazar/sanatçının karşısına yaratıcı okuru, izleyiciyi ve dinleyiciyi konumlandırır.

Umberto Eco, anlatı ormanlarında seneler evvel okuyup afalladığım, okuyucuyu oldukça değişik bir fizik gerçekliğe çağrı eden İtalo Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı romanına da atıfta bulunur. Eco, 1979’da piyasaya çıkan Anlatıdaki Okur (Lector in Fabula) tecrübe etme kitabının, Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu romanının kuramsal yapısına ilişkin şu şekilde der:

“Anlatı, vakaları ve kişileriyle bir dünya kurarken bu dünyayla ilgili her şeyi söylemesi imkansız. Belli şeylere değinir ve kalanı için okurdan bir takım boş alanı doldurarak ortaklık yapmasını ister.”

Seneler evvel okuduğum, Calvino’nun okuyucuyu ellerinden tutup, okuyucunun fizik gerçekliğini dikkatsizlik ederek direkt ifade örgüsünün içine katmış olduğu bir okur deneyimini göz önüne alınca, müteveffa Eco’yu daha iyi anlıyorum galiba.

Solunum ettiğimiz, artık adına postmodern denilen bir çağda, her edebî yaratı ve sanat yapıtının anlaşılmayı beklediği bir uygar orta derecede; Gülün Adı’nın, Foucault Sarkacı’nın, Güzelliğin ve Çirkinliğin ve Ortaçağ Zamanı’nin üretken ve muzaffer müellifi Umberto Eco’yu bir kez daha saygıyla anıyorum.

Umberto Eco ile anlatı ormanlarında bir gezinti
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.