ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla süregelen savaşın küresel krize doğru evrilmesi endişeleri artarken, sahadan yansıyan bilgiler çatışmanın yeni ve daha tehlikeli sonuç hedeflere doğru genişleyebileceğine işaret ediyor. Kulislerden yansıyan bilgilere bakılırsa Washington yönetimi, İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünü gerçekleştirdiği Harg Adası mevzusunda da işgal seçeneklerini değerlendiriyor. İran petrol ihracatının ortalama yüzde 90’ı bu adadan gerçekleştirilirken, uzmanlara bakılırsa Harg Adası’nın istilası İran ekonomisine ağır bir darbe anlamı taşıyor.
Güvenlik raporlarına bakılırsa İran’ın envanterinde yıkıcı, Shahab-3, Emad, Sejjil-2, Khorramshahr, Fateh-110 ve Zolfaghar füzeleri içeriyor.
YIPRATMA STRATEJİSİ
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hedef alınan noktalar incelendiğinde operasyonların yalnızca askeri tesislere değil direkt devletin sinir sistemine yöneldiği görülüyor. Güvenlik uzmanlarına bakılırsa seçilen hedeflerin niteliği operasyonun amacını açık halde ortaya koyuyor. Analistlere bakılırsa ABD ve İsrail’in amacı İran ordusunun tamamını yok etmek değil, karar alma zincirini kopararak devletin yönetim mekanizmasını nüzul etmek. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in yaşamını kaybetmiş olduğu saldırının arkasından yerine yeni dini önder olarak Mücteba Hamaney’in seçilmesi ise savaşın şiddetleneceğinin işareti olarak yorumlanıyor.
50 BİN ABD ASKERİ
ABD ek olarak Katar’daki El Udeyd Hava Üssü, Bahreyn’deki 5. Filo Karargahı, Kuveyt’teki Ali El Salem Üssü ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki El Dhafra Üssü üstünden de operasyonlarını sürdürüyor. Pentagon verilerine bakılırsa ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığı ortalama 50 bin asker seviyesinde bulunuyor. Uzmanlara bakılırsa bu askeri mimari yalnızca İran’a yönelik operasyonları değil bununla birlikte Körfez’deki enerji hatlarının güvenliğini sağlamayı hedefliyor.
CENTCOM çatışmalarda yaşamını kaybeden ABD askerlerinin sayısının 8’e yükseldiğini deklare etti.
İRAN’DAN 3 BİN FÜZE
Savaşın başlamasından bu yana İran’ın bölgedeki askeri operasyonlarının kapsamı da dikkat çekiyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) verilerine bakılırsa İran savaşın başlangıcından bu yana Körfez ülkelerine ortalama 3 bine yakın roket ve insansız hava aracı fırlattı. Bu saldırılar İsrail şehirlerinin yanı sıra Körfez ülkelerindeki bazı stratejik tesisleri ve ABD askeri varlıklarını hedef aldı.
“ABD KÖRFEZ’DE BOĞULUR”
Uluslarası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ise ABD ve İsrail’in hukuka tamamen aykırı bir halde İran’a karşı başlattıkları savaşın istedikleri şeklinde gitmediğini belirtiyor. ABD ve İsrail mevcut yönetimi devirip yerine kendi kuklaları olacak bir rejim yerleştiremeden savaşı bitirmeleri halinde bunun tam anlamıyla bir yenilgi olacağına dikkat çeken Prof. Dr. Ünal’ın saptamaları şu şekilde: “Bu şekilde bir senaryoda, ABD’nın bilhassa Körfez ülkelerine ve Suudi Arabistan’a geri dönüşü fazlaca zor hale gelebilir. Neredeyse tüm Amerikan askeri tesislerinin vurulmuş olduğu, ABD’nin bu ülkeleri koruyamadığı, önceliğini İsrail’e verdiği ve hatta İsrail’i de koruyamadığı bir savaşın arkasından bölgedeki Arap ülkeleri, ABD’ya verdikleri yatırım ve tabanca alım taahhütlerini gözden geçirebilir. Bölgesel ilişkiler bütünüyle tekrardan şekillenebilir.”
“EPSTEIN DOSYALARI AÇILIR”
“Bu cenk, Amerikan gücünün dengelenmesi ve hatta çöküş sürecini hızlandırabilir. Orta Doğu’dan kovulan bir ABD’nin tekrardan Grönland şeklinde başlıklarla Avrupa ile köprüleri daha da zedeleyip batı yarımkürede kuvvetli kalmaya emek harcaması olası bir tablo olarak karşımıza çıkabilir. Kurultay’de çoğunluğu kaybeden Trump’ın azil sürecinden, Epstein dosyalarının tamamen açılmasına kadar uzanan ve Amerikan siyasi-ekonomik elitlerini içine çekebilecek tartışmalı senaryolar da gündeme gelebilir.”
“PJAK SENARYOSU ÇÖKTÜ”
“İskeletini terör örgütü PKK/PJAK’ın oluşturacağı ‘Kürt’ grupların İran’a karşı kullanılması senaristliği konuşuluyordu. Bunun etkili olmayacağı anlaşılınca bu kez Hürmüz Boğazı’na kuvvet indirip su yolunu açık tutma planları gündeme geldi. Şimdi ise ‘uranyumu alıp çekilelim, böylece amacımıza ulaştık diyelim’ havası konuşuluyor. İran’a karşı bu savaşı kazanmaları pek mümkün görünmüyor.”
Cenk sebebiyle binlerce sivil de yaşamını yitirdi.
“SIĞINAKLAR İMHA EDİLEMEDİ”
Emekli Amiral-Stratejist Cem Gürdeniz ise savaşın 15 günlük safhasına ilişkin saptamasında, İran’ın ilk hücum dalgasını atlattığına değinerek, şu analizleri gündeme taşıdı: “Açık kaynaklara bakılırsa İran’ın 150 ile 300 içinde yeraltı sığınağı bulunabileceği değerlendirilmektedir. Bunker delici bombalar bile bu tesislerin tamamını imha etmekte zorlanmakta, bir çok süre yalnızca görülebilen girişler hedef alınabilmektedir. İran, derin müdafa yapısını kullanarak savaşı uzatmayı ve dünya ekonomisine verdiği ziyanı stratejik kaldıraç olarak kullanmayı hedeflemektedir. Bu aşamada bir öteki tehlikeli sonuç unsur kırılgan cephane stokları.”
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
