CHP Genel Başkanı Özgür Hususi, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Hususi’e, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile Genel Başkan Yardımcıları Gül Ziraatçi ve Ensar Aytekin birlikte rol aldı. Görüşeme ortalama 40 dakika sürdü. Basına kapalı görüşmenin arkasından Hususi ve Uysal, ortak izahat yapmış oldu. Özgür Hususi, son günlerde Türkiye siyasetinde yabancı ülkelerin Türkiye’deki büyükelçilerinden rahatsız eden açıklamalar duyduklarını belirterek, “Doğrusunu, eğrisini bilmeden, o sistemi de doğru çözümleme etmeyen, efendim, ‘Türkiye’nin Osmanlı’nın millet sistemiyle yönetilmesinin uygun olacağı’ şeklinde ifadeleri ya da İsrail’e ‘millet devletlerin tehdit olduğu’ şeklinde ipe sapa gelmez değerlendirmeleri duyuyoruz. Sayın Erdoğan da ‘Müjde vereceğim’ söylediği bir konuşmasında müjde değil; fakat adeta ağzına sakız eder şeklinde 11 kez üst üste ‘Türk, Kürt, Arap’ söylediğini duyuyoruz. Onun üstünden de iktidara müzahir kalemlerin ve konuşmacıların televizyonlarda ya da gazete köşelerinde Türkiye’nin gerçekliğiyle, bölgenin gerçekliğiyle, üniter yapıyla bağdaşmayacak bazı hayaller, bazı tahayyüller üstünden ifadeler kullandığını görüyoruz. Tam da Lozan’ın 102’nci senesinde şunu söylemek gerekiyor; Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Lozan’a imzayı atan parti olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasisindeki iki mühim akımın da temsilcileri olarak burada karşınızda bulunduğumuz bu aşamada Türkiye’yi mezhebe dayalı, dine dayalı, onların konfederatif şekilde bir arada olduğu filan şeklinde tamamen ve tamamen Türkiye’yi istikrarsızlığa ve bugünkü siyasal iklimi de enfekte etmek üstüne kurgulanmış bu sorumsuz sözlerin tamamını reddediyoruz. Bu ülke 100 yıl ilkin kararını verdi ve bu ülke Cumhuriyet sistemiyle yönetilecek” diye konuştu.
‘AYNI ŞEYLER KONUŞULUYOR, KIŞIN UNUTULUYOR’
Hususi, bugün öğle saatlerinde AKUT’un Ankara Operasyon Merkezi’ni ziyaret ettiğini aktararak, “5 AKUT görevlisi yaşamını yitirdi Eskişehir’deki orman yangınında ve 5 orman işçimiz yaşamını yitirdi. Birazdan Ankara’daki cenazelere katılacağız. Fakat artık her yıl hem orman hem içindeki canlılar ve bu şekilde kabul edilemez bir halde canlarımızın kaybedilmiş olduğu bir süreçte bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Her yıl aynı şeyler konuşuluyor, kışın unutuluyor. İtibardan tutum etmeyenler, tayyare filolarından tutum etmeyenler, Türkiye’nin orman yangınlarıyla etkin savaşım edeceği ekipmanlardan, uçaklardan tutum ediyorlar. Bunun kabul edilebilir tarafı yok. Bir yas gününde olmasak, bir matem gününde olmasak, hemen hemen cenazeler toprağa kavuşmamış olmasa oldukca ağır şeyler söyleyeceğim artık bu mevzuda. Fakat bir kez daha yaşamını kaybedenlere Tanrı’tan rahmet diliyoruz. Acılı ailelerinin yasını, acılarını paylaşıyoruz. Tüm milletimizin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.
’19 MART DARBESİ YAPILMASA FAİZ YÜZDE 35’Tİ’
Hususi, Merkez Bankası’nın faiz indirimi sonucuna ilişkin sual üstüne, “Merkez Bankası eğer 19 Mart darbesi olmasaydı istikrarlı şekilde 2,5 puan 2,5 puan her ay faiz indiriyordu ve bu sürecekti. Bunu tüm tamamımız biliyorduk ve bu noktalara da şu şekilde gelmiştik. Seçimden ilkin kendileri orada duruyorken ‘Iyi mi yapalım?’ deyip, sırf tüketici itimat endeksini yukarı çekebilmek için, piyasaya fazla para basarak, enflasyonu denetim etmeyerek görece bir satın alma imkanı ve bir çılgınlık periyodu yaşattılar Türkiye’ye. Sırf seçimi kazanabilmek için. O dönemde doların fırlamasına engel olmak için Kur Korumalı Mevduattan hepimizin sırtına tarihin ağır yükünü bindirdiler. Ve dünya siyasal tarihinde alınmış en fena kararla, en haksız, hakkaniyetsiz kararla yoksulun sırtından aldılar ve zengine verdiler o süreçte, bir halde o süreci geçirebilmek için. Seçimi kazanacakları güne kadar övündükleri ve hatta iktisat alanında ödül alacaklarını iddia ettikleri bu sistemi, seçim günü terk edip ‘Bunlar irrasyoneldi, biz rasyonel politikalara döneceğiz. Mehmet Şimşek gelecek, enflasyon ile savaşım edecek, faiz enstrümanını, silahını doğru şekilde kullanacak, enflasyonu düşürecek.’ Asla yeri yokken tüm dünyada 3 olan enflasyon 6’ya çıktığında doğru zamanda faiz silahını kullanıp enflasyonu Avrupa ülkeleri, ABD, 3’lük enflasyonu 6’dan geriye döndürmüşken, 4’lük enflasyonu 9’dan geri çevirmişken, tek haneli enflasyonlardan yüzde 83’lere, gerçekte yüzde 150’lere bu ülkede enflasyonu çıkaranlar; seçimden sonrasında acı reçeteyi gene millete, acı ilacı millete içirerek bir kemer sıkma dönemine girdiler. Ve faiz 2,5 puan 2,5 puan 2,5 puan iniyordu aşağıya doğru. 19 Mart darbesini yaptılar. Yapılmasaydı bugün faiz ya 32,5’tu ya 35’ti” açıklamasında bulunmuş oldu.
