Gerilimler yeniden yükselirken, Türkiiye ve Yunanistan Pazartesi günü Selanikte itimat geliştirme toplantısı düzenlediler.
Ulusal Müdafa Bakanlığı Pazartesi günü yapmış olduğu açıklamada, Müdafa Bakanlıklarından gelen delegasyonların önlemlerin 2025 uygulama planının bir parçası olarak iki günlük bir toplantıya katıldığını deklare etti. Delegasyonlar ek olarak önlemlerin bir parçası olarak 2026 faaliyetini tartışacaktır.
Cumartesi günü, Yunan Dışişleri Bakanı George Gerapetrit, bir gazete röportajında, kıta sahanlığının ve iki ülke arasındaki hususi ekonomik bölgelerin tanımlanmasına ilişkin tartışmaların başlamasına karşın, Türkiye ile diyalogu askıya almayı düşünmediklerini belirtti.
Düzensiz göç mevzusundaki anlaşmazlıklarla işaretlenen uzun bir gerginlik döneminden sonrasında, Kıbrıs anlaşmazlığı, enerji keşfi ve bölgesel egemenlik, erdoğan’ın 2023’te kırılgan bir normalleşmesi için kırılgan bir normalleşme için itimat kazanma adımları, 2023’ün 2023’ü ziyaret etmesiyle ilgili yeni bir bölüme geçerek, yangında bir bölüme taşındı. Türk vatandaşlarının Şimal Ege’deki 10 Yunan adasını ziyaret etmesini ve düzensiz göçmenlerin Yunanistan’a akışında bir azalma.
Her iki taraftaki yetkililer, pozitif iklimi koruma taahhüdünü ifade etmiş olsa da, mevzular uzun süredir devam ediyor ve köklüdür ve hiçbir taraf da sürecin, bilhassa Türk ve Yunan jetlerinin oldukça yakın zamana kadar çatıştığı Ege’de, türbülanssız olmasını beklememektedir.
Son zamanlarda gerginlikler yeniden terfi etti. Atina’nın yeni hamlesi daha çok ihtilaf yarattı.
Bu ayın başlarında Yunanistan, Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki deniz yargılamasını ihlal ettiğini söylediği bir deniz mekansal planlama haritası yayınladı.
Türkiye’nin dışişleri bakanlığı, “Internasyonal denizcilik yasası, söz mevzusu çevre meseleleri de dahil olmak suretiyle, devamlı SEAGE’le ortaklık de dahil olmak suretiyle, söz mevzusu denizlerde ortaklık de dahil olmak suretiyle, söz mevzusu denizlerde işbirliğini teşvik eder” dedi.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise deniz mekansal planlamasının münhasır ekonomik bölgenin tanımlanmasından ayrı bulunduğunu söylemiş oldu. Yunanistan’ın İtalya ve Mısır ile hususi ekonomik bölgelerini tanımlamak için anlaşmaları var, sadece Türkiye ile değil.
