İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart Yerel İdareler Seçimleri sonrasında almış olduğu oyların arkasından, 27 Nisan’da yapılacak kongrede genel başkanlık için aday olamayacağını duyurdu. Toplumsal medya hesabından bir izahat icra eden Akşener, siyasal kariyeri süresince almış olduğu kararlar ve tutumlar hakkında değerlendirmelerde bulunmuş oldu.
Akşener kararını toplumsal medya hesabından yazılı olarak duyurdu… İşte o metin:
“Aziz Milletim;
30 senelik siyasal kariyerim süresince; ülkemizin geleceğini, milletimizin huzurunu, devletimizin iyiliğini yakından ilgilendiren birçok meselede kararlar almam, tutumlar benimsemem gerekti. Bu kararları alırken, bu tutumları takınırken de; her defasında bireysel çıkarlarımı, kısa vadeli potansiyel kazanımları ve meydana getirilen her türlü ‘cazip’ teklifi bir kenara bırakıp; haiz olduğum etik değerleri, Cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve Türkiye’nin gereksinimlerini merkeze aldım. Rabbime şükürler olsun ki; aldığım her kararın, benimsediğim her tutumun ne kadar isabetli olduğu da, daima kısa vadede olmasa da, süre içinde kesinlikle ispatlandı.
Ödenmesi ihtiyaç duyulan bedelleri ödedim
Ek olarak günümüz siyasetinde görmeye pek alışık olmadığımız şekilde; şartlar ne kadar çetin, siyasal konjonktür ne kadar elverişsiz olursa olsun; her kararımın, her tutumumun sorumluluğunu almayı da kesinlikle bildim. Nitekim ödenmesi ihtiyaç duyulan bedelleri de başkalarından bir beklentim olmaksızın her defasında ödedim. Bundan da asla pişman olmadım.Bildiğiniz suretiyle, 31 Mart 2024 Yerel İdareler seçimleri öncesinde İYİ Parti olarak; yetkili kurullarımızın sonucu doğrultusunda seçimlere hür ve müstakil olarak girmeyi tercih ettik. Bu sonucu almamızdaki gayemiz; partimizi Türkiye’de gittikçe yerleşik hâle gelen siyasal kutupların yörüngesinden çıkartmak, milletimize de iki seçenek arasına sıkıştırıldığı rekabetsiz siyasetten kurtaracak özellikte yeni bir seçenek sunarak ülkemize toplumsal, siyasal ve kurumsal çerçevede zararlarını hep birlikte deneyimlediğimiz kutuplaşma ortamına son vermek için ilkesel bir adım atmaktı.
Satın alınmış iradaler…
Bu sonucu alırken, sonucu alan partinin genel başkanı olarak; karşımıza kimleri aldığımızı, normal olarak biliyordum. Göğüsleyeceğimiz türlü zorlukların, gayri etik propagandaların, satın alınmış iradelerce yapılacak galiz taarruzların, normal olarak bilincindeydim. Potansiyel olarak alabileceğimiz menfi seçim sonucu riskinin, velhasıl gene bir karşılık ödeme gerekliliğinin doğabileceğinin de pek doğal farkındaydım. Bundan dolayı de süreç süresince sonuçların sorumluğunun şahsıma ilişkin bulunduğunu her fırsatta vurguladım.
Ben bedele razıyım
Ben şahsen seçim neticeleri kapsamında ödediğimiz ve ödediğim bedele razıyım. Geldiğimiz noktada İYİ Parti olarak ismimiz, bugünü kazanmak uğruna yarınları tehlikeye atan kirli pazarlıklarla anılmıyorsa, ben bu bedele razıyım. Bugün İYİ Parti sarsılmış; fakat ne iktidarın ne ana muhalefetin, ne de 2028 hesapları kovalayan bazı aktörlerin arka bahçesi olmaya direnmişse, ben bu bedele razıyım. Ve hatta İYİ Parti, bugünü feda etme uğruna, bu gidişle yarın Türkiye’nin önüne çıkacak türlü musibetlere karşı her zamanki dik duruşunu gösterebilecek bir tutum almayı başarabildiyse, ben bu bedele razıyım. Bu sebeple ben, dün olduğu benzer biçimde bugün de milletimin, devletimin, memleketimin iyiliği için her türlü bedeli öderim.
“Başkanlığa aday olmayacağımı duyuru ediyorum”
Bu kapsamda, seçimlere dair muhasebemizi yapacağımız, 2028’e giden yolda rotamızı belirleyeceğimiz seçimli muhteşem kurultayımızda Genel Başkanlığa aday olmayacağımı duyuru ediyorum.Kurultayımızın şimdiden; partimiz, milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, aday olacak tüm arkadaşlarıma başarılar temenni ediyorum. (Gastepress)
