İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ’ın genel müdürü Ali Kurt, 20 Ağustos’ta mega kentteki yaklaşık 200 bin binanın kötü inşaat nedeniyle ani çökme riski altında olduğunu bildirdi.
İstanbul Anadolu Yakası’nda bir binanın tadilatı için düzenlenen temel atma töreninde konuşan Kurt, önümüzdeki 10 yılda 8’in üzerinde deprem riskiyle karşı karşıya olan ilin genel yapı stoğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kurt, “İstanbul’da bir dönem maalesef deniz kumundan yapılan malzemelerle binalar yapılıyordu. O zamanın teknolojisi ve kaynakları bu kadardı. İstanbul’un yapı stoğunun önemli bir kısmı şu anda bu malzeme kalitesiyle ayakta duruyor ve bu da riskli bir durum” dedi.
İBB’nin, 6 Şubat’ta Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan feci deprem sonrasında gerçekleştirdiği hızlı tarama testleri, 35.000 binayı tarayarak, bu binaların 1.556’sının en ufak bir dokunuşta yıkılabilecek kadar kötü inşa edildiğini ortaya çıkardı.
Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmada yaklaşık 200 bin binanın bu kategoriye girdiği ve deprem olmadan yıkılabileceği tahmin ediliyor.
Kurt, İstanbul ilçe belediyeleri ile büyükşehir belediyesinin riskin net bir şekilde tanımlanması ve güçlendirme çalışmalarına başlanması için iş birliği protokolleri yapacaklarını belirtti.
“Bu işbirliği sayesinde tüm bina stoğunun envanterini çıkarmayı hedefliyoruz. Bu bize durumun net bir resmini verecektir, ancak mevcut araştırmalar yaklaşık 200.000 binanın her an yıkılma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.”
Kurt ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yenileme kampanyasını da eleştirdi. “Bakanlığın yaklaşımında teknik bir kusur var. Toplamda 1,4 milyon lira destek üstlenerek 700 bin lira hibe, 700 bin lira uzun vadeli kredi sağlıyorlar” dedi.
Buna göre bu miktar özellikle İstanbul’daki inşaat maliyetlerini karşılamaya yetmedi. “Bir inşaat projesinin maliyeti 3 milyon lira, geriye tek başına 2,1 milyon lira daha kalıyor. Vatandaş bunu nasıl başaracak?”
Kurt, KİPTAŞ’ın inşaat maliyetlerinin belirli bir yüzdesine dayalı mali destek programını daha “gerçekçi ve sürdürülebilir” buldu.
Ayrıca Kurt, bakanlığın riskli binaların yeniden inşasının yarısını karşılamayı vaat eden “Yarısı Bize” kampanyasıyla özel vatandaşlara hitap etmek yerine KİPTAŞ gibi yarı kamu inşaat firmalarıyla işbirliği yapması halinde çalışmalarının daha etkili olacağına inandığını söyledi. “Bizim (KİPTAŞ) 27.500’ün üzerinde riskli bağımsız birimimiz var, yıkım süreçleri halihazırda devam ediyor ve yaklaşık 100.000 kişiyi içeriyor. Gelin bu evleri birlikte yapalım diyoruz. Bu kaynakları adil bir şekilde paylaştıralım ama çağrılarımıza henüz yanıt alamadık” diye şikayet etti.
Marmara Depremi’nin 25’inci yıl dönümü, mega kentte yaklaşan deprem tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 17 Ağustos 1999’da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, ülkenin kuzeybatı bölgesinde en az 18 bin kişinin ölümüne yol açmış, Türkiye’nin nüfus ve ekonomik faaliyet açısından en yoğun bölgesinde büyük hasara yol açmıştı.
İBB’ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (IPA) son raporunda, İstanbul’daki binaların yüzde 20’sinin ağır hasar göreceği, mega kentteki 6,8 milyon binadan 1,3’ünün 7,5 büyüklüğündeki depremde yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, mega kentte 90 bin binanın tamamen yıkılma tehlikesi bulunduğunu, bunların depreme dayanıklı hale getirilmesinin maliyetinin 360 milyar lirayı geçebileceğini söyledi.
![]()
