“İsrail Dışişleri Bakanı Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik saygısız üslubu ve asılsız suçlamaları, İsrail’in Filistin’deki suçlarına ilişkin gündemi değiştirmeye yönelik nafile bir girişimdir.” diyen bakanlık, Netanyahu yönetiminin son altı ayda 40 bine yakın Filistinliyi öldürdüğünü ve “barbarca katlettiğini” ifade etti. Pazar günü Refah’taki bir mülteci kampını bombalayarak düzinelerce masum Filistinliyi” hedef aldı.
“Bu suçlara ortak olan herkes uluslararası mahkemelerde adalet önüne çıkarılacaktır.” diyen bakanlık, Türkiye’nin adaleti ve Filistinlilerin haklarını savunmaya devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Türkiye hakkında sıklıkla kışkırtıcı mesajlar veren Katz, Erdoğan’ın Kürtlere soykırım yapmakla suçlanması gerektiğini söyledi. Bu, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) iktidara gelmesinden bu yana Türkiye’deki Kürt vatandaşlara tanınan hak ve özgürlükler dikkate alındığında saçma bir açıklamaydı. Cumhurbaşkanı sık sık Türkiye’nin sadece PKK’lı teröristleri hedef aldığını, Kürt vatandaşlarla bir sorunu olmadığını belirtiyor.
Türkiye, Kürtçe TV kanalının kurulması, üniversitelerde Kürtçe derslerinin başlatılması ve diğer kalkınma projeleri de dahil olmak üzere onlarca yıldır süren ihmallere rağmen, son yirmi yılda Kürtlere tanınan haklar konusunda önemli ilerleme kaydetti.
Cemaat, PKK’nın acımasız terör kampanyasının ve devletin onu kontrol altına almak için uyguladığı sert tedbirlerin kurbanı olmuştu.
İsrail’in Refah’ta yerinden edilmiş insanlara yönelik bir kampa düzenlediği saldırıda çoğu kadın ve çocuk en az 45 kişi öldü, yaklaşık 250 kişi de yaralandı.
İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) Tel Aviv’in, 6 Mayıs’ta işgal edilmeden önce bir milyondan fazla Filistinlinin savaştan sığındığı Refah’taki saldırısını durdurması yönündeki kararına rağmen bu korkunç saldırıyı gerçekleştirdi.
İsrail, Hamas’ın geçen yıl 7 Ekim’de düzenlediği ve yaklaşık 1.200 kişinin ölümüne yol açan sınır ötesi saldırısından bu yana Gazze Şeridi’nde 36.000’den fazla Filistinliyi öldürdü.
Askeri harekat 2,3 milyon insanın yaşadığı bölgenin çoğunu harabeye çevirerek sivillerin çoğunu evsiz ve kıtlık riskiyle karşı karşıya bıraktı.
