Meşhur İspanyol oyuncu Eusebio Poncela 79 yaşlarında yaşamını yitirdi.
Tiyatrodan Beyaz perdeye
Poncela, 1960’ların sonunda tiyatro sahnesinde büyüdü. Franco’nun ölümünü Paris’te ‘high kafayla’ karşıladığını kendi sözleriyle anlatırdı. 60’larda ise karşı-kültürün merkezi New York’u deneyimlemişti.
Oyunculuk kariyeri, diktatörlüğün son döneminde tiyatroda başladı. Pablo Neruda’nın uyarladığı Romeo ve Juliet’te María José Goyanes’in Romeo’su oldu. 1968’de Adolfo Marsillach’ın topluluğunda, Peter Brook’un Londra’da sahnelediği eserle büyük yankı uyandıran Marat-Mütevazi oyununda sahne aldı. Bu zamanda Antonio Malonda’nın öğrencisiydi. Juan Diego, Marisa Paredes, Julia Gutiérrez Caba, Fernando Guillén benzer biçimde devrin en mühim isimleriyle beraber sahnede yer aldı.
Sinemadaki Yükselişi
Poncela, tiyatro sahnesinde oyunculuğunu pekiştirdikten sonrasında, Iván Zulueta’nın Arrebato (1979) filmimizde başrolde yer aldı. Madrid’deki Movida sürecinin başlarında bu film, onun beyaz perdede da bir yıldız olacağını gösterdi. Zulueta’nın filmimizde Poncela, eroine bağımlı, dengesiz ve öfkeli bir profesörü canlandırdı. Bu rol, kendi hayatındaki bağımlılıklara da bir yansımaydı. Oyuncu 2019’da verdiği bir röportajda “30 yıl süresince uyuşturucu bağımlısı oldum fakat fazlaca garip bir bağımlıydım, körkütük kafayla Casa de Campo’ya koşuya giderdim” demişti.
Eusebio Poncela, meşhur oyuncu William Fichtner’e olan benzerliğiyle de dikkat çekiyordu.
Almodóvar Süreci
Aslolan çıkışını ise Pedro Almodóvar ile yapmış oldu. Matador filmimizde emekli bir matadoru, cinsellik ve sertlik bağımlısı bir karakteri oynadı. Sonrasında La ley del deseo (1987) geldi: Carmen Maura ile beraber canlandırdığı ikonik karakter, Poncela’nın kariyerinde bir dönüm noktası oldu. O filmimizde genç Manuela Velasco da rol almıştı.
Poncela, 90’larda Los Fabulosos Cadillacs’ın Matador şarkısının klibinde de göründü. Beyaz perde ve tiyatrodaki hedonist, sınırları zorlayan performansıyla bir devrin sembolü haline geldi.
